Erken Dönem Deneyimler ve Kontrol İhtiyacı
- eceaydogan4
- 24 Nis
- 2 dakikada okunur
Kontrol edilemeyeni kontrol etmeye çalışma eğilimi, psikodinamik açıdan oldukça derin ve köklü süreçlerle ilişkilidir. Bu yaklaşım, davranışın sadece “şu anki düşüncelerle” değil, geçmiş deneyimler, bilinçdışı çatışmalar ve erken dönem ilişkilerle şekillendiğini savunur.
Psikodinamik bakışa göre çocuklukta yaşanan güvensizlik, belirsizlik ya da tutarsız bakım deneyimleri, bireyde güçlü bir kontrol ihtiyacı geliştirebilir. Eğer çocuk, çevresini öngörülemez ve kaotik olarak deneyimlediyse, yetişkinlikte bu kaosu telafi etmek için aşırı kontrol geliştirebilir.
Bu durum bir tür “içsel güvenlik yaratma” çabasıdır. Kişi aslında dış dünyayı değil, içindeki kaygıyı kontrol etmeye çalışır.
Anksiyete ve Savunma Mekanizmaları
Kontrol etme çabası, psikodinamik açıdan bir savunma mekanizması olarak da görülebilir. Özellikle:
Yalıtma (isolation): Duygudan koparak durumu sadece düşünsel düzeyde kontrol etmeye çalışma
Rasyonalizasyon: Belirsizliği mantıkla çözmeye çalışarak kaygıyı bastırma
Obsesif kontrol: Her ihtimali düşünerek anksiyeteyi azaltma girişimi
Bu mekanizmalar kısa vadede rahatlatıcı olabilir, ancak uzun vadede kaygıyı sürdürebilir.
Omnipotence (Her Şeye Gücü Yetme Fantezisi)
Psikodinamik literatürde önemli bir kavram olan Omnipotence, kişinin bilinçdışı düzeyde her şeyi kontrol edebileceğine dair bir inanç geliştirmesini ifade eder. Bu, özellikle çocuklukta doğal olan bir deneyimdir, ancak yetişkinlikte devam ettiğinde gerçeklikten kopuk beklentiler yaratabilir.
Kontrol edilemeyeni kontrol etmeye çalışma, bu omnipotent fantezinin daha rafine bir versiyonu olarak görülebilir.
Nesne İlişkileri Perspektifi
Object Relations Theory açısından bakıldığında, bireyin iç dünyasında “iyi” ve “kötü” nesneler arasındaki denge önemlidir. Eğer içsel nesneler güvensiz veya tehdit edici olarak temsil ediliyorsa, kişi dış dünyayı kontrol ederek içsel dengesini sağlamaya çalışabilir.
Yani dış dünyaya yönelen kontrol çabası, aslında iç dünyadaki dağınıklığı düzenleme girişimidir.
Tekrarlama Zorlantısı
Repetition Compulsion kavramı, bireyin geçmişte çözümlenmemiş deneyimleri tekrar tekrar farklı şekillerde yaşama eğilimini açıklar.
Kontrol edilemeyen durumları kontrol etmeye çalışma, geçmişte kontrol edilememiş bir deneyimi “bu sefer kontrol edebilirim” umuduyla yeniden sahneye koymak olabilir.
Terapötik Açıdan Ne Anlama Gelir?
Psikodinamik terapide bu durum şu şekilde ele alınır:
Kontrol ihtiyacının altında yatan duygular (çoğunlukla kaygı, korku, çaresizlik) keşfedilir
Erken dönem ilişkilerin bugünkü davranışlara etkisi anlaşılır
Kişinin belirsizliğe toleransı yavaş yavaş artırılır
Kontrol yerine “deneyimleme” kapasitesi geliştirilir
Sonuç
Psikodinamik açıdan kontrol çabası, yüzeyde bir davranış gibi görünse de derinde bir güvenlik arayışıdır. Kişi aslında dünyayı değil, kendi içsel dengesini düzenlemeye çalışır.
Bu farkındalık geliştiğinde, kontrol etme ihtiyacı yavaş yavaş yerini daha esnek, daha gerçekçi ve daha sürdürülebilir bir yaşam biçimine bırakabilir.
Klinik Psikolog Ece Aydoğan





Yorumlar